MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece, davacı erkeğin tam kusurlu olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de; davalı kadının 09.04.2014 tarihinde verdiği cevap dilekçesinde beş buçuk aylık hamile olduğunu bildirmesi ve ortak çocuk...'ın 24/07/2014 tarihinde doğduğu göz önüne alındığında tarafların ayrılıktan sonra bir araya geldikleri ve karşılıklı olarak önceki olayların affedildiği, en azından hoşgörü ile karşılanmış sayılması gerektiği anlaşılmaktadır. Affedilen ve hoşgörü ile karşılanan olaylar taraflara kusur olarak yüklenemeyeceği gibi fiili ayrılık da başlı başına boşanma sebebi sayılamaz. Davalı kadının affedilen olaylardan sonra boşanmayı gerektiren kusurlu bir davranışı da ispat edilememiştir. Gerçekleşen bu duruma göre, erkeğin tam kusurlu kabul edilerek davasının reddi doğru olmamıştır. Ancak, ret kararı sonucu itibarıyla doğru olduğundan ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün kusura ilişkin gerekçesinin açıklanan şekilde değiştirilerek ve düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir (HUMK m.438/son).
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple davanın reddine ilişkin kararın kusura ilişkin gerekçesi düzeltilmek suretiyle ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 02.11.2016 (Çrş.)
Full & Egal Universal Law Academy