MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından kusur belirlemesi, kadın yararına hükmolunan tazminatlar ve nafakalar ile kendi manevi tazminat talebinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece davacı erkek tam kusurlu kabul edilerek tarafların boşanmalarına hükmedilmiştir. Davalı kadın süresinde cevap dilekçesi vermemiştir. Davaya süresinde cevap vermemiş olan davalı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayılır (HMK m. 128) ve diğer tarafın kusurlu olduğuna yönelik bir vakıa ileri süremez, ancak kötüye kullanılmadıkça onun ileri sürdüğü vakıaları çürütmeye yönelik delil bildirebilir. Bu durumda davacı erkeğe kusur yüklenmesi mümkün değildir. Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre davalı kadının kusurlu davranışlarından sonra, tarafların biraraya gelerek evlilik birliğini devam ettirdikleri, davacı erkeğin, kadının bu kusurlu davranışlarını affettiği, en azından hoşgörü ile karşıladığı anlaşılmaktadır. Tarafların bir araya gelmesinden sonra ise davalı kadının boşanmayı gerektirir herhangi bir kusurlu davranışı kanıtlanamamıştır. Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesine göre boşanmaya karar verilebilmesi için davalının az da olsa kusurlu bulunması gerekir. Bu durumda davalının kusuru kanıtlanamadığından, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru değil ise de; boşanma hususu temyiz edilmediğinden bozma nedeni yapılmamış, yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
3-Yukarıda 1. bentte belirtildiği üzere her iki taraf da kusursuzdur. O halde, davalı kadının maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174/1-2) isteğinin kabulü doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
4- Davalı kadın 14.01.2015 tarihli sosyal inceleme raporunda tekstil işinde çalıştığını ve 950 TL maaş aldığını belirtmiştir. Kadının bu iş yerinde sigortalı çalışıp çalışmadığı, çalışıyor ise ne kadar gelir elde ettiği, gelirinin yeterli ve düzenli olup olmadığı, kendisini yoksulluktan kurtarıp kurtarmadığı araştırılarak sonucu uyarınca yoksulluk nafakası talebi hakkında karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 3. ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 02.11.2016 (Çar.)
Full & Egal Universal Law Academy