MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından kusur belirlemesi, hükmolunan tazminat ve nafaka miktarları ile vekalet ücreti yönünden; davalı-davacı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, hükmolunan tazminatlar ve nafakalar ile reddedilen tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesi gereğince boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Davalı-davacı erkek tarafından 15/07/2010 tarihinde ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/283 esas - 2012/337 karar sayılı dosyasında evlenmenin butlanı ve boşanma davası açılmış, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, bu karar 08/09/2013 tarihinde kesinleşmiştir. Davalı-davacı erkek tarafından açılan bu davadan sonra tarafların herhangi bir kusurlu davranışı kanıtlanamamıştır. Bu itibarla davacı-davalı kadının davasının reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır. Ancak bu yön temyiz edilmediğinden bozma nedeni yapılmamış, yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.
2-Tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-Yukarıda 1. bentte açıklandığı üzere davalı-davacı erkeğin boşanmaya sebebiyet veren kusurlu bir davranışı kanıtlanamamıştır. Bu nedenle aleyhine maddi ve manevi tazminata hükmedilemez. Davacı-davalı kadının maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174/1-2) isteminin reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulü usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
c-Davalı-davacı erkeğin reddedilen davası yönünden davacı-davalı kadın yararına maktu vekalet ücreti tayini gerekirken davalı-davacı erkek yararına vekalet ücreti tayini doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2-b ve 2-c bentlerinde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 2-a. bendinde gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.02.11.2016 (Çar.)