MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından lehe hükmedilmeyen vekalet ücreti yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakalar ve kendi davasının reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davalı-karşı davacı erkek, davaya cevap ve boşanma talepli karşı dava dilekçesi vermiştir. Karşı dava dilekçesinin verilmesi esnasında harç alınmadığı gibi bu eksiklik yargılama sırasında da giderilmemiştir. Harç tamamlattırılmadan müteakip işlemler yapılmaz. O halde, karşı dava harcının yatırlması için davalı-karşı davacıya usulüne uygun olarak süre verilmeli, (Harçlar Kanunu m. 30-32) harç noksanlığı giderildiği takdirde davalı-karşı davacı taleplerinin karşı dava olarak incelenmesi ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi; aksi halde; Harçlar Kanunu 30. maddesi gereğince işlem yapılması gerekir. Ne var ki kadının davasında verilen boşanma kararı temyizin kapsamı dışında kalarak kesinleşmiştir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, davalı-karşı davacı tarafça harç yatırıldığı takdirde davanın konusuz kaldığı gözetilerek karar verilmesine yer olmadığına karar vermek ve davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden karar vermektir. Bu husus gözetilmeden ve harç yatırılmadan karşı davanın reddine şeklinde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
2-Davacı-karşı davalı, tanık ...'in dinlenmesinden 28.11.2014 tarihli celsede vazgeçmiştir. Aynı celse hazır bulunan davalı-karşı davacı vekili tanığın salon dışında olduğunu ve dinlenmesinden feragate muvafakati olmadığını açıkça bildirmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 196. maddesi "Delil gösteren taraf, karşı tarafın açık izni olmadıkça, o delile dayanmaktan vazgeçemez" hükmünü içermektedir. Bu haliyle davacının tanığı ...'in Hukuk Muhakemeleri Kanununun 240 ve devamı maddeleri uyarınca usulune uygun olarak davet edilerek dinlenilmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1. ve 2. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 08.11.2016 (Salı)