MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından maddi ve manevi tazminat yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı erkeğin kumar ve bahis oyunları oynaması tek başına davalının kişilik haklarına saldırı olarak değerlendirilemez. Davalı erkekten kaynaklanan, davacı kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eden bir eylemin varlığı kanıtlanamadığına göre, Türk Medeni Kanununun 174/2. madde koşulları oluşmadığı halde, davacı kadının manevi tazminat isteğinin reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulü doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.) bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan bölümün ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere (1.) bent yönünden oybirliği, (2.) bent yönünden oyçokluğuyla karar verildi. 14.12.2016 (Çrş.)
KARŞI OY YAZISI
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davalı erkeğin sürekli kumar oynayarak aşırı miktarda borçlanıp borçlarını ödemediği, borçları, davacı kadının annesinin ödemek zorunda kaldığı, buna karşın davalı erkeğin kumar oynayıp borçlanmayı sürdürerek ailenin ekonomik durumunu tehlikeye düşürdüğü, tanık ...'nın davalı erkeğe borç verdiği parayı alamayınca, davacı kadını bizzat arayıp alacağını ondan istediği ve davacı kadının bu borcu ödemek zorunda kaldığı, davalı erkeğin bu davranışlarının, davacı kadın üzerinde ekonomik şiddet[6284 s.K.m.2-(1)-d)] boyutuna ulaştığı, sonuç olarak, eşine ekonomik şiddet uygulayan, kumardan dolayı borçlanıp eşini alacaklısıyla muhatap eden davalı erkeğin kusurlu davranışlarının, davacı kadının kişilik haklarını ihlal ettiği anlaşılmakla, mahkemece davacı kadın lehine manevi tazminata hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı ve hükmün manevi tazminat yönünden onanması gerektiği görüşünde olduğumuzdan, sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyoruz.