....
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece taraflar eşit kusurlu bulunarak boşanma kararı verilmiş ise de; yapılan tahkikat ve toplanan delilerden; davacı erkeğin başka bir kadınla birlikte yaşayarak sadakatsiz davranışta bulunduğu, annesi ve kardeşinin eşine karşı darpta bulunması karşısında sessiz kaldığı, buna karşılık davalı kadının da davacı erkeğe "şerefsiz, dümbük" diyerek hakarette bulunduğu, kayınvalidesine karşı şiddet eyleminde bulunduğu anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu olaylara göre evlilik birliği temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda davacı erkek davalı kadına oranla daha ağır kusurludur. Bu bakımdan; tarafların eşit oranda kusurlu bulunarak davanın kabulü doğru değil ise de; olayımızda az kusurlu eşin boşanmaya itirazı hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğu, Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi koşullarının oluştuğu dikkate alındığında boşanma kararı sonuç olarak doğrudur. Bu durumda; hükmün kusura ilişkin gerekçesinin açıklanan şekilde değiştirilerek ve düzeltilerek onanmasına (HUMK md 438/son), davalı kadının yoksulluk nafakası ile tazminatlara ilişkin talebinin ön inceleme aşamasından sonra tahkikat sırasında ileri sürülmüş olması nedeniyle de diğer temyiz itirazlarının reddiyle hükmün bu yönlerden de onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple hükmün kusura ilişkin olan yönünün düzeltilmesi suretiyle diğer bölümlerinin ise yukarıda açıklanan sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.12.11.2015(Prş.)
....
Full & Egal Universal Law Academy