Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Anayasanın 141/3. maddesi "bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır" buyurucu hükmünü içermektedir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinde de kararın kapsayacağı hususlar ayrıntılı biçimde belirtilmiş olup, bu maddenin 3. bendine göre mahkeme kararlarında iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması, ret ve üstün tutulma nedenleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebebin açıkça gösterilmesi zorunludur. Mahkemece davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. Mahkeme hükmünün gerekçe bölümünde “Tarafların ayrı yaşadıkları, davacının evlilik birliği içerisinde sadakatsiz davranarak başka erkekle ilişkisi olduğa davacının öz abisinin ve diğer dinlenen tanık beyanlarından sabit olduğu anlaşılmıştır. Davacının bu kusurlu davranışları ve taraflar arasındaki sorunlar nedeni ile evlilik birliğinin taraflar yönünden çekilmez bir hal aldığı, her iki tarafın da kusur bulunmakla birlikte davacı tarafın kusurunun ağır kusurlu olduğu, davalının boşanmayı kabul etmesi sebebiyle evlilik birliğinin sarsıldığı ve çekilmez hal aldığının kabul edilmesi gerektiği, tarafların yeniden bir araya gelme ihtimalinin bulunmadığı, taraflar arasındaki evlilik birliğinin temelinden sarsılmış bulunduğu, tarafları tekrar bir arada yaşamaya zorlamanın taraflar ve toplum açısından bir yararının kalmadığı, boşanmaya yol açan olaylarda evlilik birliği içerisinde sadakatsiz davranan davacı eşin ağır kusurlu olduğu anlaşıldığından davanın kabulü İle tarafların şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanmalarına” karar verildiği belirtilmiş olup, erkeğe kusur yüklenmesine rağmen vakıa izafe edilmemiştir. Bu sebeple Yargıtay denetimine elverişli şekilde gerekçeli olarak karar açıklanmamıştır. Mahkemece yukarıda açıklanan yön üzerinde durulmadan yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 16.03.2017 (Prş.)