MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma-Ziynet Alacağı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından; kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen tazminatlar yönünden, davalı-karşı davacı kadın tarafından ise; her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Boşanmanın eki niteliğindeki manevi tazminata hükmedilebilmesi için; boşanmaya sebep olan olayların tazminat talep eden tarafın kişilik haklarına saldırı teşkil edecek nitelikte olması gerekir (TMK m. 174/2). Davalı-karşı davacı erkeğin daha önce açmış olduğu boşanma davasında "aynı evde sürekli yaşamanın beraberinde getirdiği uyum sorunları bulunduğu, bu uyum sorunlarının zamanla tarafların birbirlerine karşı anlayışlı ve dengeli yaklaşımları ile çözülebilir nitelikte olduğu bunlara katlanmayan; çözmek için çaba sarf etmeyen ve daha evliliğin kırkıncı gününde evi terk eden erkeğin ileri sürdüğü boşanma gerekçelerinin kabul edilebilir olmadığı" gerekçesiyle davasının reddine karar verildiği, fiili ayrılık döneminde de tarafların biraraya gelmedikleri anlaşılmaktadır. Davacı-karşı davalı erkeğin müşterek evi terk ederek birlikte yaşamaktan kaçınma şeklindeki kusurlu davranışı, davalı-karşı davacı kadının kişilik haklarına saldırı oluşturmaz. Başkaca bir olayın varlığı da kanıtlanabilmiş değildir. O halde davalı karşı davacı kadının manevi tazminat isteğinin reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulü doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
3-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davalı-karşı davacı kadın yararına hükmolunan maddi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50. ve devamı maddeleri hükmü nazara alınarak, daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK m. 174/1) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.21.04.2016(Prş.)