MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, taraflarca temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Yargılamanın sona erdiği oturumda verilen ve tefhim olunan kararın ikinci maddesinde "davalının yoksulluk nafakası talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla reddine" karar verilmiş, aynı kararın üçüncü maddesinde ise bu defa "kararın kesinleşmesinden itibaren her ay 100 TL yoksulluk nafakasının davacıdan alınarak davalıya verilmesine" şeklinde karar oluşturulmuştur. Bu haliyle tefhim olunan karar, yoksulluk nafakası yönünden kendi içinde çelişkilidir. Aslolan tefhim edilen kısa karar olduğuna göre, bu çelişkinin sonradan yazılan gerekçeli kararda giderilmiş olmasının sonuca etkisi yoktur ve çelişkiyi ortadan kaldırmaz. Aynı konuda biri diğeri ile açıkça çelişen iki ayrı kararın aynı hüküm içinde yer alması hükümsüzlüktür. Buna göre, davalının yoksulluk nafakası isteği hakkında, usulüne uygun tefhim edilmiş ve hukuki varlık kazanmış bir hüküm mevcut değildir. Öte yandan, tefhim edilen kısa kararda davalının tedbir nafakası isteği ile ilgili herhangi bir karar verilmediği halde, gerekçeli kararda "davalının tedbir nafakası talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla reddine" denmek suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında da çelişki oluşturulmuştur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 294/3. maddesi uyarınca, hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz (6100 s. HMK. m.298/2).
Buna göre, tefhim edilen hüküm sonucu yanlış da olsa, gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna uygun düzenlenmesi gerekmektedir. Yanlışlık ancak temyiz kanun yoluna başvurulması ve kararın bozulması halinde düzeltilebilir. Tefhim edilen ve duruşma tutanağına geçirilen hüküm sonucu ile gerekçeli karar arasındaki aykırılık diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olur. O halde mahkemece yapılacak iş, 10.4.1992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı gözetilerek yeniden karar oluşturmaktan ibarettir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer bölümlerin şimdilik incelehmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 22.10.2015(Prş.)
Full & Egal Universal Law Academy