....
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 10.11.2015 günü temyiz eden davalı ... vekili Av. ... geldi. Karşı taraf davacı ... Demir ve vekili gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davalı, tanık .... dinlenilmesinden açıkça vazgeçmemiştir. Gösterilen tanıklardan bir kısmının tanıklığı ile ispat edilmek istenilen husus hakkında yeter derecede bilgi edinildiği takdirde, geri kalanların dinlenmemesine karar verilebilir (HMK md. 241). Buna göre, adı geçen tanığın dinlenmemesi için, dinlenen tanıklarla ispat edilmek istenen hususun yeter derecede vuzuh bulmuş olması gerekir. Böyle değilse bu hükme dayanılarak mahkeme tanığı dinlemekten kaçınamaz. Davalı, davaya cevabında "davacının birlik görevlerini yerine getirmediğini, şiddet uyguladığını " ileri sürdüğüne, tanıklarını da bu vakıaları ispat için gösterdiğine ve dinlenen tanığı ile bu vakıalar tam olarak ispat edemediğine göre, yasal sebep olmaksızın gösterdiği tanığı Halil dinlenmeden ve davalının delil listesinde yer alan .... Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/225 esas sayılı dosyası getirtilip incelenmeden, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 10.11.2015 (Salı)
....