MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece; "... 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/487 esas sayılı dosyası üzerinden sanık ... lehine beraat kararı verilmiş olmakla birlikte tanıklar bir çok kez ... şikayeti üzerine ... karakola gidip ifade vermek zorunda kaldığını beyan etmişler ise de, bu hususun davacı tarafından kanıtlanamadığı, resmi kayıtlar bulunmadığından resmi kayda aykırı tanık beyanlarına bir değer verilmediği, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 25/2 uyarınca hakimin kendiliğinden delil toplayamayacağı, davacı taraf haksız isnatlarla şikayet edildiğini beyan etmekte ise de, buna dair geçerli herhangi bir delil sunmadığı gerekçesiyle, açılan boşanma davasının reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, davacının 10.03.2014 tarihli delil listesinde, "davalının asılsız ihbar ve şikayetleri üzerine ... Polis Karakolunda açılan dosya ve tutanaklara" delil olarak dayandığı görülmektedir. O halde mahkemece, davacıya bu dosya ve tutanakların tarihlerini ve numaralarını bildirmesi hususunda kesin süre verilmesi, verilen kesin süre içinde gereğinin yerine getirilmesi halinde, davacının delil listesinde yer alan bu deliller de toplandıktan sonra, tüm deliller birlikte değerlendirilerek gerçekleşecek sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 22.10.2015(Prş.)
Dosya kapsamından; yerel mahkemenin taraflara, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 140/5. maddesi gereğince delillerini sunmaları ve başka yerden getirtilecek belge, dosya vb delilleri varsa getirtilebilmesi amacıyla, gerekli bilgileri bildirmeleri için süre vermiş, davacı taraf diğer delilleri yanında "davalı eşinin asılsız ihbar ve şikayetleri üzerine ... Polis Karakolunda açılan dosya ve tututakları da delil olarak göstermiştir.
Mahkemece davacı tarafın delil listesinde bildirdiği ve celbini istediği ... Polis Karakol kayıt ve tutanakları ilgili merciden istenmeden karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin davacının delil listesinde bildirdiği ve celbini istediği ... Polis Karakol kayıt ve tutanaklarını celbetmeden eksik incelemeyle karar vermesi doğru olmamıştır. Yerel mahkeme kararının bu gerekçeyle bozulması gerektiği görüşündeyim.
Değerli çoğunluğun görüşü benimsenecek ve uygulamaya yerleşecek olursa, delil listelerinde yer alan resmi kayıtlar, telefon kayıtları gibi ifadeler içinde, taraflara bu kayıtların celbi için gerekli bilgileri sunmaları için yeniden süre vermek gerekir. Bu şekildeki bir uygulama yargılamının uzamasına neden olur.
Yerel mahkeme kararının yukarıda belirttiğim gerekçeyle bozulması gerektiği görüşündeyim. Değerli çoğunluğun bozma gerekçesine katılmıyorum.