MAHKEMESİ : Kırıkhan 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ : 02/12/2014
NUMARASI : 2014/537-2014/559
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
"Evlilik en az bir yıl sürmüşse, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu halde boşanma kararı verilebilmesi için hakimin, bizzat tarafları dinleyerek iradelerin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçlan ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Bu halde tarafların ikrarlarının hakimi bağlamayacağı (TMK.md. 184/3) hükmü uygulanmaz" (TMK.md. 166/3). Dosya kapsamından tarafların boşanma ve tüm fer'ileri konusunda anlaştıkları, ancak anlaşmalarında "davalıya 150 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ödeneceğine" ilişkin bir hüküm bulunmadığı görülmektedir. O halde tarafların anlaşmaları doğrultusunda Türk Medeni Kanununun 166/3 maddesi uyarınca boşanmalarına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Temyize konu hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 11.06.2015(Perş.)
.../...
KARŞI OY YAZISI
Mahkemece, tarafların Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi gereğince "anlaşmalarına" dayanılarak boşanmalarına karar verilmiştir. Davacı, hükmü, davalı lehine hükmedilen tedbir nafakası yönünden temyiz etmiştir. Temyiz talebi sadece buna münhasırdır. Hükmün diğer bölümleri temyiz talebinin dışında bırakılmıştır. Hükmün temyiz edilmeyen bölümleri, temyiz müddetinin geçmesiyle usulen kesinleşmiştir.
Yargıtay tarafların temyiz talepleriyle bağlıdır. (HUMK. m. 439/I) Hükmün temyiz edilmeyen bölümleri hakkında inceleme yapılamaz ve bozma kararı verilemez. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 439/II. maddesinde yer alan "temyiz sebepleriyle bağlı olmama" hükmü, kısmi temyiz halinde, kararın temyiz edilen bölümü bakımından geçerlidir. Aksi düşünce, kanun yolu incelemesi için de geçerli olan "tasarruf ilkesine" (HMK. m. 24) aykırı olur. Bu sebeple, sadece tedbir nafakasına yönelik bir temyiz talebi üzerine, hükmün temyiz edilmeyen ve dolayısıyla kesinleşmiş olan kısımlarının bozulmasını doğru bulmuyorum.
Davalının tedbir nafakası talebi bulunmamaktadır. Tarafların anlaşmalarında tedbir nafakası mevcut değildir. Aksine davalı "nafaka talebi bulunmadığını" açıkça ifade etmiştir. Bu durumda davalı lehine tedbir nafakasına hükmedilemez. Bu husus nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. Hükmün bu sebeple bozulması gerektiği düşüncesindeyim.
Full & Egal Universal Law Academy