MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, Türk Medeni Kanununun 166/son maddesine dayalı fiili ayrılık nedeniyle boşanma davası olup, mahkemece, kesinleşen red kararından sonra tarafların biraraya geldiği aynı evde yaşadıkları gerekçesiyle reddedilmiştir.
Davacının reddedilen boşanma davasının kesinleşmesinden sonra ... Emniyet Müdürlüğünde çalışmaya başladığı ve halen burada görevine devam ettiği anlaşılmaktadır. Davacı ... isimli bayandan olma 23.07.2012 doğumlu bir çocuğu tanımıştır. ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 10.08.2012 tarih, 2012/186 esas, 2012/667 karar sayılı ilamında müşterek çocuk ... yönünden davacının vasilik görevi sona erdirilip davalı anne vasi atanmıştır. Bu dava, 01.03.2012 tarihinde açılmış, davalı kadın çocuğun kendi yanında kaldığını ve babanın hiç bir şekilde ilgilenmediğini beyan etmiş, davacı koca tanıkları da davalının bu beyanını teyit eder şekilde, davacı erkeğin hali hazırda ...'le yaşadığını beyan etmişlerdir. Bu halde davalı tanıklarının beyanlarına itibar edilemez. Davacı erkeğin kısa sürelerle davalı kadının yanına gelip çocukların ihtiyaçlarını karşılaması ortak hayatın yeniden kurulması anlamına gelmez. Türk Medeni Kanununun 166/son maddesi koşulları gerçekleşmiştir. Davanın kabulü yerine yazılı gerekçeyle reddi doğru değildir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 30.06.2015(Salı)