MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı erkek tarafından kusur belirlemesi, velayet, nafakalar, manevi tazminat talebinin reddi yönünden, davalı kadın tarafından ise kusur belirlemesi, yoksulluk nafakasının reddi, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Hükmü temyiz eden davalı kadın temyiz başvurusu sırasında Hukuk Muhakemeleri Kanununun 336/5. maddesi uyarınca adli yardım talebinde bulunmuştur. Davalının, ekonomik olarak gerekli giderleri karşılamada yetersiz olduğu anlaşılmakla, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 336/5. maddesi gereğince adli yardım talebi kabul edilerek, temyiz dilekçesinin incelenmesine karar verilmiştir.
2-Temyiz sebeplerine hasren yapılan incelemeye gelince;
a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı kadının tüm, davacı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-Mahkemece, davacı erkeğin Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesine dayalı davası kabul edilerek boşanma kararı verilmiş ve bu sonuca tarafların eşit kusurlu davranışları ile ulaşıldığı kabul edilmiş ise de, yargılama sırasında davalı kadın adına mahkemece çıkarılan tebligatların, usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen, davalı kadın tarafından dava takip edilmediği gibi delil de bildirilmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece, sadece sosyal inceleme raporunda bilirkişi tarafından dinlenen davalı kadının annesi ve müşterek çocuğun beyanları esas alınarak, davacı erkeğe kusur izafe edilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu sebeple davalı erkeğin boşanmaya neden olan olaylardaki kusuru usulüne uygun olarak ispat edilemediğine göre; agresif tavırlar sergileyip, eşine ağır hakaret ve küfür eden davalı kadının boşanmaya neden olan olaylarda tamamen kusurlu olduğu kabul edilmelidir. Durum böyleyken, davalı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddi kadının tam kusurlu olması nedeniyle sonucu itibariyle doğru olmuş ise de, mahkemece tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak davacı erkeğin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi isabetsiz olmuş ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2/b bendinde gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 2/a bendinde gösterilen sebeple ONANMASINA, adli müzaharetden yararlanması sebebiyle başlangıçta alınmamış olan aşağıda yazılı karar ve ilam harcı ile temyiz başvuru harcının davalıya yükletilmesine, istek halinde temyiz peşin harcının yatıran davacıya geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 15.12.2015 (Salı)
Full & Egal Universal Law Academy