MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı kadın tarafından; erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, nafakaların miktarı, reddedilen maddi ve manevi tazminat talepleri, ziynet alacağı davasının reddi ile kendi davasının kabulü nedeniyle verilmeyen vekalet ücreti ve yargılama giderlerine yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Yargılama gideri davada haksız çıkan taraftan alınır (HMK m. 326). Vekalet ücreti de yargılama giderlerindendir (HMK. m. 323). Davalı-karşı davacı kadının boşanma davası da kabul edildiği halde davalı-karşı davacı kadın yararına yargılama giderlerine ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davacı-davalı kadın lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi ve davalı-karşı davacı kadın tarafından boşanma davasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
3-Davalı-karşı davacı kadın düğünde takılan altınlardan bileziklerin ve setin kendi adına bankada olduğunu ancak 41 adet çeyrek altın, 3 adet yarım altın, 12 adet gram altın, 6.000 TL takı parasının düğünden sonra eşi tarafından elinden alındığını ve iade edilmediğini belirterek, bu ziynetlerin aynen iadesi olmadığı taktirde bedellerinin iadesini istemiş, davacı-davalı erkek ise bir kısım altınların evlilik esnasında bozdurularak eşya borçlarının ödendiğini, 6.000 TL paranın kadının kurs ücretinin ödendiğini, geri kalanının ise kadın adına bankada olduğunu savunmuştur. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden düğüne ait cd ve fotoğraflardan ve yine tanık beyanlarından kadının talep ettiği ziynetlerin varlığı ve niteliği sabit olup, yine tanık beyanları ve erkeğin beyanların göre de bilezikler dışında kalan düğünde takılan takıların bozdurularak harcandığı ve bir daha da geri verilmediği ispatlanmıştır. Düğünde takılan ziynetler kadına bağışlanmış sayılır ve kadının kişisel malı niteliğini kazanır. Ziynetlerin geri istenmemek üzere verildiği iddia ve ispat edilmedikçe, bunları alan iade etmekle yükümlüdür. Davacı-karşı davalı erkek bu ziynet eşyalarının bozdurulan kısmının istenen miktarda olmadığını ve kadın tarafından geri istenmemek üzere verildiğini ispatlayamamıştır. Öyleyse kadının ziynet alacağı davasının kabulü gerekirken, yazılı gerekçe ile ziynetlere ilişkin talebin reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 08.02.2018(Prş.)
Full & Egal Universal Law Academy