MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından; kusur belirlemesi, tazminatlar, yoksulluk nafakası ve nafakanın kaldırılması talebinin reddi yönünden, davalı kadın tarafından ise tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununu'nun 432/4. maddesi uyarınca karar veren mahkemece ancak, temyiz kanuni süre geçtikten sonra yapılır veya temyizi kabil olmayan bir karara ilişkin olursa temyiz isteminin reddine karar verilir. Temyiz dilekçesinin feragat nedeniyle reddine karar verme yetkisi münhasıran Yargıtay'a aittir. Bu sebeple mahkemenin davacı erkeğin temyizden feragat dilekçesini esas alarak verdiği temyizin reddine dair 29.03.2016 tarihli ek kararın bozularak kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı erkek, 29.03.2016 tarihli dilekçesiyle temyiz talebinden feragat ettiğini bildirdiğinden, temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Davalı kadının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması Anayasa hükmüdür (HMK m. 141/3). Mahkemenin, tarafların açıklamalarını dikkate alarak değerlendirmesi ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesi hukuki dinlenilme hakkının da (HMK m. 27) gereğidir. Yargı organları her iki tarafın iddia ve savunmaları ile delillerini değerlendirip, sabit görülen maddi vakıaları ve bunlardan çıkardıkları sonuç ve hukuki sebepleri gerekçelerine yansıtmalıdırlar.
Somut olaya gelince; mahkeme gerekçeli kararında,davanın evlilik birliğinin sarsılması sebebine dayalı olduğunu kabul etmiş ve fakat gerekçede aynı zamanda eylemli ayrılık sebebiyle boşanma davasının da koşullarının oluştuğu, tarafların eylemli ayrılık sebebiyle boşanmalarına karar verildiği belirtilmiş,hükümde ise tarafların Türk Medeni Kanunu'nun 166/1. maddesi gereğince boşanmalarına karar verilerek çelişki yaratılmıştır. Gerçekleşen bu durum karşısında karar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 294/1-c maddesindeki unsurları içermemektedir. Bu bakımdan, usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda gösterilen sebeple mahkemenin 29.03.2016 tarihli temyizin reddine dair ek kararının KALDIRILMASINA, yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple davacı erkeğin temyiz dilekçesinin REDDİNE, hükmün yukarıda 3. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalı kadının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 08.02.2018(Prş.)
Full & Egal Universal Law Academy