MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından, tazminatların miktarı, kadın lehine hükmedilen tedbir nafakası yönünden, davalı-karşı davacı kadın tarafından ise, her üç dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında kadının ağır kusurlu olduğu, davacı-karşı davalı erkeğin kusurununun bulunmadığı belirtilerek, davalı-karşı davacı kadının boşanma davasının reddine, davacı-karşı davalı erkeğin boşanma davasının kabulüne ve tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de; mahkemece belirlenen ve gerçekleşen kadının kusurlu davranışları yanında, yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacı-karşı davalı erkeğinde eşine fiziksel şiddet uyguladığı anlaşılmaktadır. Bu halde, taraflar arasındaki ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davalı-karşı davacı kadında dava açmakta haklıdır. Davalı-karşı davacı kadının boşanma davasının da kabulü gerekirken (TMK m.166/2), yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.
2-Davalı-karşı davacı kadının ziynet alacağı davasına yönelik temyiz itirazlarına hasren yapılan incelemeye gelince;
Davalı-karşı davacı kadın ziynet eşyalarının erkek tarafından ev alınırken satıldığını, davacı-karşı davalı erkek ise ziynet eşyalarının kadın tarafından giderken yanında götürüldüğünü beyan etmişlerdir. Mahkeme gerekçesinde belirtildiği gibi davalı-karşı davacı kadın tarafından talep edilen ziynet eşyalarının ev alımı sırasında satılarak harcandığı anlaşılmaktadır. Davalı-karşı davacı kadının rızasıyla da olsa bunları geri istememek üzere erkeğe verdiği iddia ve ispat edilmedikçe, erkek bunları geri verme borcu altındadır. Davacı-karşı davalı erkek bu yönde bir delil getirmediğine göre, davalı-karşı davacı kadının ziynet alacağı yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılarak belirlenen ve davalı-karşı davacı kadının talebi içerisinde yer alan ziynet eşyalarına ilişkin talebinin kabulü gerekirken, bu husus nazara alınmadan talebin reddi doğru bulunmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1. ve 2. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre yeniden hüküm kurulması gerekli hale gelen davacı-karşı davalı erkeğin boşanma davası ve fer'ilerine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 21.02.2018(Çrş.)
Full & Egal Universal Law Academy