MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek tarafından kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat, velayet, kişisel ilişki süresi, birleşen davada hüküm altına alınmayan manevi tazminat talebine yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı-davalı kadın dilekçelerin karşılıklı olarak verilmesi aşamasında tazminat talebinde bulunmamış, daha sonra 16.03.2015 tarihli dilekçe ile tahkikat aşamasında maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174/1-2) talep etmiştir. Kadının bu talepleri hakkında yasal süresinde usule uygun şekilde talep edilmediğinden “Karar verilmesine yer olmadığına dair karar’ verilmesi gerekirken yazılı şekilde kadın lehine maddi ve manevi tazminata karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Velayeti davacı-davalı kadına bırakılan müşterek çocuk ... 07.07.2014 doğumludur.Mahkemece ortak çocuk ile baba arasında "aynı yerde oturmaları hali" ve "ayrı yerde oturmaları" hali için ayrı ayrı ve yine yaşa göre değişen kişisel ilişki düzenlenmiştir. Taraflar aynı şehirde oturdukları gibi günümüzdeki ulaşım araçlarının kolaylığı da dikkate alındığında kişisel ilişki tesisinde taraflar ayrıca talep etmedikleri takdirde aynı yer, ayrı yer ayrımı yapılması da doğru değildir. Kişisel ilişki düzenlenirken çocuğun, sağlık, eğitim ve ahlak, bakamından yararları esas alınmalıdır (TMK m. 182/3). Çocuğun yaşı dikkate alındığında anne nezaretinde öngörülen kişisel ilişki çocuğun menfaatine uygun bulunmamıştır. Ayrıca değişen koşullara göre her zaman yeniden düzenleme talep edilebileceğinden, kademeli kişisel ilişki kurulması da doğru değildir. Bu bakımdan, aynı yer-ayrı yer ayırımına gidilmeksizin babalık duygularını tatmine elverişli, çocuğun da baba sevgisi ve şefkatini tatmasına yeterli, daha uygun süreli kişisel ilişki tesisi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
4-Davalı-davacı erkek birleşen dava dilekçesinde manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Davalı-davacı erkeğin bu talebi hakkında olumlu olumsuz karar verilmemesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2., 3. ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 22.02.2018(Prş.)
Full & Egal Universal Law Academy