MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen nafakalar ve tazminatlar ile kendisinin tazminat, altın ve ev eşyalarına yönelik talepleri hakkında olumlu ya da olumsuz hüküm kurulmaması yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise lehine hükmedilen tedbir ve yoksulluk nafakaları ile tazminatların miktarları yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle mahkemece davacı-karşı davalı erkeğe yüklenen hakaret vakıasının dosya kapsamından ispatlanamadığı, bu nedenle ispatlanamayan bu vakıanın erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği, bu durumda mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen erkeğin diğer kusurlu davranışları ile kadın tarafından temyiz edilmeyerek kesinleşen kadının kusurlu davranışlarına göre boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-karşı davalı erkeğin yine de kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre, tarafların aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Asıl dava 27.02.2015 tarihinde açılmış, davacı-karşı davalı erkek dava dilekçesinde tazminat talebinde bulunmamış ancak süresinde sunduğu 22.04.2015 havale tarihli cevaba cevap dilekçesi ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 141. maddesi "Taraflar cevaba cevap dilekçesi ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe, ön inceleme aşamasında ise, ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia veya savunmalarını genişletebilir veya değiştirebilirler. Ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia veya savunmasını genişletebilir veya değiştirebilir. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez, iddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır," hükmünü içermektedir. Davacı-karşı davalının, ön inceleme duruşmasından önce dilekçeler aşamasında gerçekleştirdiği tazminatlara ilişkin bu talebinin geçerliliği karşı tarafın muvafakatına bağlı değildir. Durum böyleyken, mahkemece davacı-karşı davalı erkeğin tazminat talepleri ile ilgili olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
3- Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davalı-karşı davacı kadın lehine hükmolunan yoksulluk nafakası azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASlNA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 13.02.2018(Salı)
Full & Egal Universal Law Academy