MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Aile Konutu Olduğunun Tespiti
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten önceki olayların hukuki sonuçlarına, bu olaylar hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse kural olarak o kanun hükümleri uygulanır (4722 sayılı Kanun m.1). 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihinden önce evlenmiş olan eşler arasında, bu tarihe kadar tabi oldukları mal rejimi devam eder (4722 sayılı Kanun m.10/1). Mirasçılık ve mirasın geçişi, mirasbırakanın ölümü tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir (4722 sayılı Kanun m.17). Davacının eşi Abdulkadir, 1991 yılında, 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin yürürlükte bulunduğu dönemde ölmüş, evlilik birliği ve eşler arasındaki mal rejimi o tarihte sona ermiştir. "Aile konutu" kavramı ve bununla ilgili yasal düzenlemeler hukukumuza 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ile girmiş olup, 1991 yılında ölen davacının eşine ait taşınmaz için, daha sonra yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanunundaki "aile konutu" ile ilgili hükümlerin uygulanması mümkün değildir. Dava konusu taşınmazın "aile konutu" olduğunun tespitine yönelik davanın açıklanan sebeplerle reddi gerekirken, kabulü doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.07.11.2016(Pzt.)
Full & Egal Universal Law Academy