MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 137. maddesinde dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme tamamlanmadan ve gerekli karar alınmadan tahkikata geçilmeyeceği ve tahkikat için duruşma günü verilemeyeceği hükme bağlanmış, 139. ve 140. maddelerinde ise; dilekçeler aşaması tammalandıktan sonra yapılacak ön inceleme durşumasına davet ve ön inceleme duruşmasının usulü ve yapılacak işlemler gösterilmiştir. Somut olayda, davalı kadının 3.11.2015 tarihli cevap dilekçesi davacı erkeğe tebliğ edilmemiş, dilekçeler aşaması tamamlanmadan mahkemece ön inceleme duruşması ve tahkikat duruşmaları yapılarak karar verilmiştir. Açıklanan bu hususlara riayet edilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 22.02.2018 (Per.)
KARŞI OY YAZISI
Davalı kadının temyiz dilekçesinde dilekçeler aşamasına yönelik açık bir itirazının bulunmadığı, davacı erkek tarafından da hükmün temyiz edilmediği görülmektedir. "Taraflardan yalnız birinin temyizi halinde, Yargıtay, hükmü temyiz edenin aleyhine bozamaz (Aleyhe bozma yasağı). Bundan başka, taraflardan yalnız birinin hükmü temyiz etmesi halinde, Yargıtay'ın (temyiz eden tarafın lehine olarak) verdiği bozma kararına uyan yerel mahkeme de artık, temyiz eden tarafın, önceki (bozulan) karara oranla daha aleyhine olan bir hüküm veremez. Buna da "Aleyhe hüküm verme yasağı" denir. Taraflardan yalnız birinin temyizi üzerine verilen bozma kararına uyan mahkemenin temyiz eden tarafın, önceki (bozulan) karara oranla daha aleyhine olan bir hüküm vermemesi ilkesi, usule ilişkin kazanılmış hak müessesesi ile de yakından ilgilidir. Açıklanan sebeple davalı kadının yasal sürede göstermiş olduğu delilleri toplanılmak üzere hükmün bozulmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, temyiz edenin aleyhine olacak ve diğer tarafa iddia ve savunmayı genişletme hakkı verecek şekilde yeniden dilekçeler safhasının başlatılmasına ilişkin bozma kararı verilmesi doğru görülmemiştir. Bu sebeple değerli çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy