MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil-Aile Konutu Şerhi Konulması
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalılar tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, bozmaya uygun işlem ve araştırma yapılmış olmasına, delillerin takdirinde bir yanlışlık bulunmamasına göre, davalıların dava konusu taşınmazın tapu kaydına aile konutu şerhi konulmasına yönelik hükme ilişkin temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalıların tapu kaydının iptali ve tescil davasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-Davacı, mülkiyeti davalı eşine ait ... Mahallesi 166 ada 3 parsel’de kayıtlı taşınmazın aile konutu olduğunu, eşinin bu taşınmazı rızasını almadan diğer davalıya 20/04/2007 tarihinde devrettiğini, yapılan devir işleminin rızası alınmadığı için geçersiz olduğunu, evlilik birliğinin devam ettiğini ileri sürerek taşınmazın davalı ...’e devrine ilişkin tapu kaydının iptaline, davalı eş adına tesciline karar verilmesini istemiş, mahkemece dava konusu taşınmazın aile konutu olduğu ve davacı kadının açık rızası alınmadan yapılan satış işleminin Türk Medeni Kanunu’nun 194. Maddesine göre geçersiz olduğu kabul edilerek, taşınmazın davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile davalı eş adına tesciline karar verilmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden; tapuda iki katlı kargir ev ve arsası olarak kayıtlı bulunan dava konusu taşınmaz üzerinde 2 adet bina ve 7 adet bağımsız bölüm bulunduğu, taraflarca aile konutu olarak kullanılan yerin bu bağımsız bölümlerden bilirkişi tarafından hazırlanan krokide (A) harfi ile gösterilen 3 katlı yapının orta katındaki bağımsız bölüm olduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu taşınmaz üzerinde aile konutu olarak kullanılan bağımsız bölüm dışında kalan başkaca bağımsız bölümler de bulunduğuna göre, davacının açık rızası alınmadan yapılan satış işlemi ile tapu iptali
ve tescil işlemi hakkında yalnızca aile konutu olarak kullanılan bağımsız bölüm yönünden davanın kabulüne karar verilmek gerekirken dava konusu taşınmazın üzerinde bulunan tüm bağımsız bölümleri kapsayacak şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2/b) bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyize konu diğer bölümlerin ise yukarı da (1.) ve (2/a) bentlerde gösterilen sebeplerle ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 29.11.2016 (Salı)