MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından; kusur belirlemesi, davalı-davacı kadın yararına hükmedilen tedbir ve yoksulluk nafakaları yönünden, davalı-davacı kadın tarafından ise; erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi ve reddedilen tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davalı-davacı vekili hükmü süresinde erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi ve reddedilen tazminat talepleri yönünden temyiz etmiş, daha sonra sunduğu 25.04.2016 tarihli dilekçesiyle de "erkeğin davasının kabulüne" yönelik temyiz itirazlarından feragat ettiklerine dair beyanda bulunmuştur. Davalı-davacı kadın vekilinin "erkeğin davasının kabulüne" yönelik temyiz dilekçesinin bu sebeple reddi gerekmiştir.
2- Tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b)Mahkemece boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları kabul edilerek her iki davanın da kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışlarının yanında erkeğin ayrıca birlik görevlerini yerine getirmediği ve kadını ortak konutu terk etmeye zorladığı anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda her iki taraf da kusurlu olmakla birlikte, davalı-davacı kadına nazaran, davacı-davalı erkeğin daha ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle iken boşanmakla en azından eşinin maddi desteğini yitirecek olan ve boşanmaya sebep olan olaylar sebebiyle kişilik hakları saldırıya uğrayan davalı-davacı kadın yararına uygun miktarda maddi ve manevi tazminata (TMK m. 174/1-2) hükmedilmesi
gerekirken, yanılgılı kusur belirlemesinin sonucu olarak, kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
c) Boşanan eş yararına yoksulluk nafakasına hükmedebilmek için, nafaka talep eden eşin boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması gerekir (TMK m. 175). Davalı-davacı kadının mahkemece yapılan ekonomik ve sosyal durum araştırmasında ev hanımı olduğunun bildirildiği, davacı-davalı erkek tarafından ise davalı-davacı kadının Asle Chemlıne isimli bir şirketin ortağı olduğunun belirtildiği, buna ilişkin gazete kupürlerinin sunulduğu, mahkemece Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında da kadının anılan şirketin hissedarı ve ortak müdürü olduğunun belirtildiği görülmektedir. Mahkemece, davalı-davacı kadının bahsi geçen şirketten düzenli ve sabit bir gelirinin olup olmadığı ve varsa bu gelirin kendisini yoksulluktan kurtarıp kurtarmayacağı araştırılıp sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2/b ve 2/c bentlerinde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, davalı-davacı kadının "erkeğin davasının kabulüne" yönelik temyiz dilekçesinin yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple REDDİNE, bozma kapsamı dışında kalan, tarafların temyizine dair sair bölümlerinin ise yukarıda 2/a bendinde gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 20.02.2018(Salı)
Full & Egal Universal Law Academy