MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı-davalı kadın 20.02.2018 tarihli dilekçesi ile boşanmayı kabul ettiğini bildirdiğinden kadının boşanmaya yönelik temyiz talebinin feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı-davalı kadının temyizine hasren yapılan incelemeye gelince;
a- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı kadının aşağıdaki bentler dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-Mahkemece davacı-davalı kadın boşanmaya sebep olan olaylarda tam kusurlu kabul edilerek boşanma davasının reddine karar verilmiş ise de yapılan yargılama ve toplanan delillerden erkeğin de eşine fiziksel şiddet uyguladığı, eşi ile ilgilenmediği ve eşine kendi ailesi ile ilgilenmesi için baskı yaptığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı-karşı davalı kadının boşanma davasının da kabulüne karar verilecek yerde reddi doğru değil ise de erkeğin davasında verilen boşanma hükmü temyiz edilmeksizin kesinleşmekle kadının boşanma davası konusuz kalmıştır. Bu sebeple mahkemece, kadının boşanma davası yönünden dava konusuz kaldığından "karar verilmesine yer olmadığına " dair hüküm kurmak ve davadaki haklılık durumuna göre yargılama giderleri ve vekalet üacreti konusunda karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
c-Davacı-davalı kadının tedbir nafakası talebi hakkında olumlu olumsuz bir hüküm kurulmak üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
d-Davacı-davalı kadın yoksulluk nafakası talebini tahkikat aşamasında ileri sürmüştür. Davacı-davalı kadının yoksulluk nafakası talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekirken esasa dair hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
e-Yukarıda 2-b bendinde gösterilen sebeple davalı-davacı erkek boşanmaya sebep olan olaylarda kadına nazaran daha kusurlu olup, erkekten kaynaklı bu eylemler davacı-davalı kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiğinden kadın lehine manevi tazminata karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
f-Davacı-davalı kadın dava dilekçesinde ayrıca niteliklerini belirttiği ziynet eşyalarını erkeğin alarak ailesi adına ev yaptırdığını, iade etmediklerini, ziynet eşyalarının iadesini talep etmiş, davalı-davacı erkek ise düğünde kadının talep ettiği kadar ziynet eşyasının takılmadığını ve ziynetlerin kadının rızası ile vefat eden çocuklarının hastane masrafları ve eşya alımında kullanıldığını beyan etmiştir. Toplanan deliller ve yapılan yargılama ile davacı-davalı kadının dava dilekçesinde talep ettiği 7 adet yarım altın hariç diğer ziynetlerin erkek tarafından kadının rızası dışında alındığı ve iade edilmediği ispatlanmıştır. Açıklanan sebeple davacı-davalı kadının ziynet eşyası davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekirken reddi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2/b, 2/c, 2/d, 2/e ve 2/f bentlerinde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışıda kalan temyiz itirazlarının yukarıda 2/a bendinde gösterilen sebeple ONANMASINA, davacı-davalı kadının boşanmaya yönelik temyiz isteğinin ise yukarıda l. bentte gösterilen sebeple REDDİNE, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 01.03.2018 (Per.)
1-GYK-HA-AB
Full & Egal Universal Law Academy