MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma-Mal Rejimi Tasfiyesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm taraflarca temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı erkek ilk boşanma davasını 27.12.2013 tarihinde birleşen boşanma davasını ise 08.10.2014 tarihinde açmış, mahkemece 11.05.2015 tarihli duruşmada verilen ara kararla davacı erkeğin birleşen boşanma davasının derdestlik sebebi ile reddine karar verilmiş, 30.09.2015 tarihli hükümde ise davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'ilerine karar verilmiştir. Davalı erkek tarafından 08.10.2014 tarihinde açılan boşanma davasında, 27.12.2013 tarihinde açtığı boşanma davasından farklı olarak "davalı kadının adına kayıtlı olduğu ileri sürülen bir taşınmazı eşinden izinsiz olarak sattığı" şeklinde yeni bir vakıaya dayanılmış olup dava sebebinin farklı olması sebebiyle derdest davadan söz edilemez. Mahkemece koşulları bulunmadığı halde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/1-1 ve 115/2 maddesi uyarınca birleşen boşanma davasının derdestlikten reddi doğru olmayıp usul ve kanuna aykırı olduğundan hükmün bu sebeple bozulmasına karar vermek verekmiştir.
2-Davacının dava dilekçesinde mal rejiminin tasfiyesine dair talebi de bulunmaktadır. Mal rejimi sona ermeden tasfiyeye gidilemez. Rejim ise, evliliğin boşanma veya iptal kararıyla sona ermesi halinde buna ilişkin davanın açıldığı, ölümle sona ermesi halinde, ölüm tarihinden, mal ayrılığına geçilmesi kararı verilmesi halinde ise, buna ilişkin dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer (TMK m. 225). Bu hükme göre, boşanma kararı kesinleşmedikçe tasfiye talebi incelenemez. Boşanma hükmü henüz kesinleşmediğine göre, tasfiyeye ilişkin bu talebin boşanma davasından tefrik edilmesi, boşanmanın kesinleşmesinin beklenmesi ve bundan sonra işin esasının incelenmesi gerekir. Bu sebeple davacı erkeğin mal rejiminin tasfiyesine yönelik talebi hakkında yazılı şekilde ret kararı verilmesi de doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1. ve 2. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, 1. bentte gösterilen bozma sebebine göre yeniden hüküm kurulması zorunlu hale gelen davacının her iki boşanma davası ile boşanmanın fer'ilerine ve yargılama gideri ile vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının ise şimdilik incelenmesine yer olmadığına temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 26.02.2018(Pzt.)
Full & Egal Universal Law Academy