MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma-Ziynet Alacağı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı kadın tarafından; erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi ve nafaka miktarları yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece, taraflar arasında evlilik birlikteliğinin başlangıcı sonrasında anlaşmazlığın meydana geldiği, bu nedenle 2012 yılında tarafların kısa bir süre ayrı yaşadıkları, büyüklerin araya girmesi üzerine tekrar birleştikleri, anlaşmazlığın devam etmesi üzerine 2014 yılında tarafların tekrar ayrı yaşamaya başladıkları ve bu tarihten sonra bir araya gelmedikleri, dosyada mevcut anlaşmalı boşanmaya dair protokol kapsamına göre de tarafların boşanma hususunda mutabık oldukları, anlaşmazlık yönünden tarafların eşit kusurlu oldukları, evlilik birlikteliğinin ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenemeyecek derecede temelinden sarsılmış olduğu gerekçesiyle davacı-karşı davalı erkeğin açtığı boşanma davası kabul edilerek tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesi uyarınca; boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa mahkemenin de kabulünde olduğu üzere tarafların 2012 yılında ayrılıp tekrar bir araya geldikleri, bundan sonra da taraflar arasındaki anlaşmazlığın somut bir vakıaya dayanmadığı toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Davacı-karşı davalı erkeğin ilk olarak davasını TMK 166/3. maddesine dayalı olarak açması ve boşanma konusunda anlaşma protokolü sunması şiddetli geçimsizliğin varlığına ve tarafların eşit kusurlu olduklarına karine teşkil etmez. Mahkemece dinlenen tanıkların sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla davacı-karşı davalı erkeğin davasının reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile davanın kabulü ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 26.02.2018(Pzt.)
Full & Egal Universal Law Academy