MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı kadın tarafından erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi ve reddedilen tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Mahkemece taraflar eşit kusurlu kabul edilerek her iki davanın da kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden mahkemece davalı-karşı davacı kadına kusur olarak yüklenen vakıalara davacı-karşı davalı erkek tarafından süresinde ve usulüne uygun şekilde dayanılmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle süresinde dayanılmayan bu vakıalar kadına kusur olarak yüklenemez. Mahkemece kabul edilen ve erkek tarafından da temyiz edilmeyerek kesinleşen kusurlu davranışları nedeniyle boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davacı-karşı davalı erkek tamamen kusurludur. Gerçekleşen bu durum karşısında davacı-karşı davalı erkeğin boşanma davasının reddine karar verilecek yerde yazılı şekilde kabulü doğru değildir. Ne var ki, davalı-karşı davacı kadının kabul edilen karşı boşanma davasında verilen boşanma kararı temyizin kapsamı dışında bırakılmak suretiyle kesinleşmiş; erkeğin asıl davasının boşanma bakımından konusu kalmamıştır. Bu nedenle mahkemece yapılan iş; davacı-karşı davalı erkeğin Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesine dayalı asıl boşanma davasında "karar verilmesine yer olmadığına” kararı verilmesi gerekmekle birlikte; bu davada haklılık durumuna göre yapılan yargılama gideri konusunda hangi tarafın sorumlu tutulacağı yönünde (HMK m.331) karar vermekten ibarettir. Bu sebeple, erkeğin asıl davası yönünden açıklanan şekilde işlem yapılmak üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
2-Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. maddesi, eşlerin evi birlikte seçeceklerini, birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür. Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen kadın eşin diğerinden daha ziyade ve eşit kusurlu olmadığı anlaşılmakta olup; bu eş boşanma sonucu en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (TMK m. 4, TBK m. 50 ve 51) dikkate alınarak davalı-karşı davacı kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
3- Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik haklan saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini Öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davalı-karşı davacı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK m. 4, TBK m. 50, 51) dikkate alınarak davalı-karşı davacı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1., 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 27.02.2018(Salı)