MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma- Ziynet ve Eşya Alacağı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından kusur belirlemesi, reddedilen tazminatlar, nafaka miktarı ve reddedilen eşya iadesi talebi yönünden,; davalı erkek tarafından ise yetki, kusur belirlemesi, reddedilen manevi tazminat, aleyhine hükmedilen tedbir ve yoksulluk nafakası ile ziynet alacağına yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı kadının tüm, davalı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Boşanma kararı yabancı mahkemece verilmiş, bu karar Türkiye'de tanınmış, tanımaya ilişkin karar 23.09.2013 tarihinde kesinleşmiştir. Tanınmakla, yabancı mahkeme kararı kesinleştiği andan geçerli olmak üzere hüküm ve sonuç doğurmuştur (5718 s. MÖHUK md. 59). Yabancı mahkemece tarafların kusur belirlemesi yapılmaksızın anlaşmalı olarak boşanmalarına karar verildiği görülmektedir. O halde, davacı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
3- Mahkemece bedelinin ödenmesine karar verilen ziynetlerin değerleri hükümde ayrı ayrı gösterilmemiş, bilirkişi raporuna atıf yapılmıştır.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinin 2. fıkrasında; hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği, aynı Yasanın 298. maddesinin 2. fıkrasında da, gerekçeli kararın, tefhim edilen hükme aykırı olamayacağı hükme bağlanmıştır. Bu düzenlemeye göre; dava dilekçesi, bilirkişi raporu gibi herhangi bir belgeye atıf yapılarak hüküm kurulamaz. Gerek tefhim edilen ve zabıtla belirlenen kararda, gerekse buna uygun düzenlenmesi zorunlu gerekçeli kararda hüküm altına alınan eşyanın cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerektir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerin yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın davacıya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna ve 143.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran davalıya geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 19.06.2018 (Salı)
Full & Egal Universal Law Academy