MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından tedbir ve yoksulluk nafakasının miktarı ve reddedilen manevi tazminat yönünden; davalı vasisi tarafından ise tedbir ve yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı kadının tüm, davalı erkeğin tedbir nafakasına yönelik temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece; davacı kadının yoksulluk nafakası talebinin kabulüne karar verilmiştir. Davalı erkeğin dava tarihinde ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.12.2010 tarihli ve 2007/370 esas, 2010/561 sayılı kararı ile 8 yıl 4 ay hapis cezasının infazı için ceza infaz kurumunda bulunduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar erkeğin cezaevinde tutuklu veya hükümlü olması, yoksulluk nafakası ile sorumlu tutulmamasını gerektirmez ise de dosya kapsamından yaptırılan sosyal ve ekonomik durum araştırmasında davalı erkeğin herhangi bir geliri ve malvarlığının olmadığı anlaşılmaktadır. Kendi yoksul olan kişi nafaka ile yükümlü tutulamaz. Bu durumda davacı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın davacıya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna ve 143.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatıran davalıya geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 1. bentte oybirliğiyle 2. bentte oyçokluğuyla karar verildi. 12.03.2018 (Pzt.)
Türk Medeni Kanununun 175. maddesi "Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir." hükmünü amirdir.
Davalının cezaevinde olması sebebiyle şimdilik bir gelirinin bulunmaması, nafaka yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Boşanmakla yoksulluğa düştüğü anlaşılan davacı kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakasının onanması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun iki numaralı bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Full & Egal Universal Law Academy