MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından, kusur belirlemesi ve manevi tazminat yönünden, davalı-davacı kadın tarafından ise, erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, yoksulluk ve maddi tazminat talebinin reddi, manevi tazminat miktarı ile vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece, tarafların eşit kusurlu olduğu kabul edilerek boşanmalarına karar verilmiş ise de, yapılan yargılama ve toplanan delillerden, evlilik birliğinin sarsılmasına neden olan olaylarda tarafların evlendikten hemen sonra erkek tarafından kadının notere görürülerek mal varlığına ilişkin sözleşmeyi imzalamasını istediği, bu sözleşmeyi imzalamamak istemesi üzerine de erkeğin kadına "Fırsatçı, adi, şerefsiz, hangi dağdan geldin" şeklinde hakaretler ettiği, ayrıca kadına el kaldırarak fiziksel şiddet uygulamaya teşebbüs ettiği, davalı-davacı kadının da erkeğe "Alçak, şerefsiz" diyerek hakaret ettiği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında; davacı-davalı erkeğin, davalı-davacı kadına nazaran boşanmaya neden olaylarda daha ziyade kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece tarafların eşit kusurlu bulunduğuna yönelik tespiti yerinde değil ise de, açıklanan nedenle eşine nazaran az kusurlu olan kişilik hakları saldırıya uğrayan davalı-davacı kadın yararına manevi tazminata (TMK m. 174/2) hükmolunması ve davacı-davalı erkeğin boşanma davası bakımından da Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi koşulları gerçekleştiğinden erkeğin boşanma davasının kabulüne karar verilmesi sonuçları itibarıyla doğru olduğundan, tarafların bu yönlere ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile, hükmün kusur belirlemesine ilişkin gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanmasına karar vermek gerekmiş (HUMK m.438/son) ve davacı-davalı erkeğin tüm, davalı-davacı kadının ise aşağıdaki bent kapsamı bendin dışında kalan sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
2-Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. (TMK m.175) Toplanan delillerle, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-davacı kadın daha ağır kusurlu olmadığı, her hangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir. O halde, davalı-davacı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken isteğin reddi doğru görülmemiştir.
3-Yukarıda 1. bentte belirtildiği üzere, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda, davacı-davalı erkek, davalı-davacı kadına nazaran daha ziyade kusurludur. Bu husus gözetilmeden mahkemece tarafların eşit kusurlu kabulü ve bu yanılgılı kusur belirlemesine bağlı olarak davacı-davalı kadının maddi tazminat (TMK m. 174/1) talebinin reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın İbrahim'e yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 136.00 TL temyiz başvuru harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran Emine'ye geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 05.03.2018(Pzt.)
Full & Egal Universal Law Academy