MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Çocuk Teslimi
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalılardan ... ve ... tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 143.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 28.06.2016 (Salı)
(Muhalif)
Davacı... ile davalı ...' in evlilik dışı ilişkilerinden ... ve ... dünyaya gelmiş, davalı baba küçükleri tanımış, küçükler babanın aile nüfusuna kaydedilmiş, küçüklerin nüfus kaydı ile davacı annenin nüfus kaydı arasında gerekli bağ kurulmuştur. Küçüklerin annesi ve babasının kim olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davacı anne, küçüklerin kendisine teslimini istemiştir.
Mahkemece, dava kabul edilerek küçüklerin annelerine teslimine karar verilmiştir.
Bir davada “davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması” dava şartıdır [HMK.m. 114-(1)-h)].
“Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder [HMK.m. 115- (1), (2)]. “ Ana ve baba evli değilse velayet anaya aittir” (TMK.m.337/1). Bu yasal düzenlemeye göre, eldeki davada küçüklerin velayetinin davacı annede olduğu tartışmasızdır.
Yasa gereği velayet kendisinde bulunan davacı annenin, çocuklarının kendisine teslimi için dava açmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. Çünkü, velayet zaten kendisinde olup, çocuklarını yanına alması için önünde hiç bir yasal engel bulunmamaktadır. Babanın yasal düzenlemeye karşı çıkarak çocukları anneye teslim etmemesi halinde, annenin mahkeme kararına ihtiyaç duymadan, çocukların kendisine teslimi için icra dairesine başvurması her zaman için mümkündür.
O halde, mahkemece davanın, hukuki yararla ilgili dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmektedir.
Bu sebeple, temyiz edilen hükmün bozulması gerektiğini düşündüğümden, onanması yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.