MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava dilekçesi, mahkeme tarafından davalıya tebliğ edilir (HMKm. 122). Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden ya da davalının cevap vermemesi halinde beklenmeksizin mahkemece ön inceleme duruşma günü belirlenir ve taraflar ön inceleme duruşmasına davet edilir (HMK m. 139). Mahkeme ön incelemede; dava şartlarını ve ilk itirazları inceler, uyuşmazlık konularını tam olarak belirler, hazırlık işlemleri ile tarafların delillerini sunmaları ve delillerin toplanması için gereken işlemleri yapar, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalarda onları sulhe teşvik eder ve bu hususları tutanağa geçirir. Ön inceleme tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilemez ve tahkikat için duruşma günü verilemez (HMK m.l 37).
Somut olayda, mahkemece 23/10/2015 tarihli ilk celsede davacı erkek vekili tarafından süresinde sunulan 20.10.2015 tarihli cevaba cevap dilekçesinin davalı kadına tebliği yönünde ara karar kurulmuş ise de ara karar gereği yerine getirilmemiş, cevaba cevap dilekçesi davalı kadına tebliğ edilmemiş, davalı kadın 18.11.2015 tarihli ön inceleme duruşması ile tahkikat duruşmalarına da çağrılmamıştır. Bu durumda cevaba cevap dilekçesi davalı kadına tebliğ edilmeden ve dilekçeler aşaması tamamlanmadan yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp, davalı kadının savunma hakkı kısıtlanmıştır (HGK 17.12.2014 tarih, 2013/1372 esas, 2014/1065 karar). O halde mahkemece yapılacak iş, davacı erkeğin cevaba cevap dilekçesinin davalı kadına usulünce tebliği ile davalı kadına ikinci cevap dilekçesi sunma hakkı tanınması, dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşaması tamamlandıktan sonra ön inceleme duruşma gününün taraflara tebliği, bundan sonra ön inceleme duruşması yapılarak tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların tespiti (HMK m. 140), taraflarca üzerinde anlaşılamayan ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar için usulüne uygun şekilde delil gösterildiği takdirde tahkikat aşamasına geçilerek gösterilen deliller toplanıp, birlikte değerlendirerek bir sonuca ulaşmaktan ibarettir. Açıklanan bu hususlara riayet edilmeksizin hüküm kurulması hukuki dinlenilme hakkının (HMK m.27) ihlali niteliğinde olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 05.03.2018(Pzt.)
Full & Egal Universal Law Academy