MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Gerekçeli kararın davacı erkek vekilinin aynı adreste daimi işçisi imzasına tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Vekil adına işçisine yapılan bu tebligatta, tebliğ memuru tarafından, tebligatın yapılması gereken avukatın, tevziat sırasında belirtilen adreste olup olmadığı başka bir anlatımla, tebliğ memuru tarafından, muhatabın adreste bulunup bulunmadığının araştırılıp tespit edilmediği görülmekte olup, bu durumda tebliğ işlemi, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 17. maddesi ve Yönetmeliğin 26. maddesi hükümlerine uygun olarak yapılmadığından usulsüzdür. (HGK’nun 30.01.2013 tarih, 2012/6-644 E.-2013/164 K. sayılı ilamı).
2-Davalı kadının temyiz başvuru dilekçesi davacı vekiline tebliğine ilişkin mazbatada tebligatın "Avukat ... . " imzasına yapıldığı yazılıdır. Belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine, meslek veya sanatını evinde icra edenlerin memur veya müstahdemlerinden biri bulunmadığı takdirde aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır (Teb. K. m.17). Davalı vekiline çıkartılan tebligatın işyerinde başka bir avukata yapılması, tebligatın muhatabı olan avukatın belirlenen adreste olup olmadığının ve tebligatın niçin kendisine yapılmadığının tebliğ evrakında belirtilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda tebliğ işlemi usule aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda l. ve 2. bentlerde gösterilen sebeplerle gerekçeli karar ve temyiz başvuru dilekçesinin davacı vekiline Tebligat Kanununun 17. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak tebliği ve yasal temyiz süresi de beklenildikten sonra gönderilmek üzere dosyanın mahalli mahkemesine İADESİNE oybirliğiyle karar verildi. 14.03.2018 (Çrş.)
Full & Egal Universal Law Academy