MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece, evlilik birliğinin sarsılmasına yol açan olaylarda davacı-karşı davalı erkeğin daha fazla kusurlu olduğu kabul edilerek, erkeğin davasının reddine, kadının davasının kabulüyle boşanmaya karar verilmiş ise de; toplanan delillerden ve mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, kadının, erkeği başkalarının yanında rencide ettiği, aşağıladığı, hesap sorduğu, mahçup edici sözler söylediği, uyarılara rağmen bu davranışlara devam ettiği, davacı-karşı davalıya vurmaya kalkıştığı anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Gerçekleşen olaylar karşısında davacı- karşı davalı erkek de dava açmakta haklı olup, Türk Medeni Kanununun 166. maddesi koşulları erkeğin davası yönünden gerçekleşmiştir. O halde, davacı- karşı davalı erkeğin boşanma davasının da kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre yeniden hüküm kurulması gerekli hale gelen kadının boşanma davası ve fer'ilerine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 30.05.2017(Salı)
Full & Egal Universal Law Academy