MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma - Ziynet Alacağı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından reddedilen yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminatın miktarı, vekalet ücreti ve müşterek konutun tahsisi hususunda hüküm kurulmaması yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından kendi davasının reddi, kusur belirlemesi, yoksulluk ve iştirak nafakası, maddi ve manevi tazminat, velayet düzenlemesi ve ziynet davası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı erkeğin tüm, davacı-karşı davalı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece davacı-karşı davalı kadının mimar olduğu, çalıştığı, boşanmakla yoksulluğa düşmeyeceği gerekçesi ile yoksulluk nafakası talebi reddedilmiştir. Davacı-karşı davalı kadın tarafından davanın devamı sırasında 2016 yılının Ocak ayında çalıştığı daha sonra işten ayrıldığı beyan edilmiş, dosya arasına alınan Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarında da bu husus teyit edilmiştir. Bu nedenle, davacı-karşı davalı kadının ekonomik ve sosyal durumunun araştırılarak, sigortalı olarak çalışıp çalışmadığı, sürekli ve düzenli gelirinin bulunup bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşüp düşmeyeceğinin, işten ayrılmış ise işten ayrılış nedeninin belirlenmesi, gerçekleşecek sonucuna göre yoksulluk nafakası talebi hakkında karar verilmesi gerekirken: bu konuda eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
3-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı-karşı davalı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50 ve 51. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
4- Mahkemece davacı-karşı davalı kadının davasının kabulüne, davalı-karşı davacı erkeğin davasının reddine ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 Türk lirası ziynet alacağının davalı-karşı davacı erkekten alınarak, davacı-karşı davalı kadına verilmesine hükmedilmesi karşısında, kadının kabul edilen boşanma davası ile erkeğin reddedilen boşanma davası yönünden ayrı ayrı maktu vekalet ücreti ile ayrıca kadının kabul edilen ziynet alacağı yönünden karar tarihinde yürürülükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde toplam 3.600 Türk lirası maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2., 3. ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın Ömer Kamil'e yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna ve 143.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran İnci'ye geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.02.04.2018 (Pzt.)