MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından; velayet düzenlemesine ilişkin hüküm kurulmamasına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Velayet düzenlemesinde; çocukla ana ve baba yararının çatışması halinde, çocuğun yararına üstünlük tanınması gereklidir. Çocuğun yararı ise; çocuğun bedensel, fikri ve ahlaki bakımdan en iyi şekilde gelişebilmesi ve böyle bir gelişmenin gerçekleştirilmesi için, çocuğa sosyal, ekonomik ve kültürel koşulların sağlanmış olmasıdır. Çocuğun bu konulardaki üstün yararını belirlerken; çocuk yetişkin biri olmuş olsaydı, kendisini ilgilendiren bir olayda, kendi yararı için ne gibi bir karar verilebilecekti ise, çocuk için karar verme makamındaki kişinin de aynı yönde karar vermesi gerekir. Yani çocuğun farazi düşüncesi esas alınacaktır.
Velayet kamu düzenine ilişkin olup, re'sen araştırma ilkesi geçerlidir. Bu nedenle yargılama sırasında meydana gelen gelişmelerin bile göz önünde tutulması gerekir.
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12. madde ile Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi'nin 3. ve 6. maddeleri, iç hukuk tarafından yeterli idrake sahip olduğu kabul edilen çocuklara, kendilerini ilgilendiren davalarda görüşlerini ifade etmeye olanak tanınmasını ve görüşlerine gereken önemin verilmesi gerektiğini öngörmektedir. Çocukların üstün yararı gerektirdiği takdirde görüşlerinin aksine karar verilmesi mümkündür. Velayet hususu, çocukları ilgilendiren konuların en başında gelir.
Mahkemece; 12.10.2011 doğumlu ortak çocuk Umutcan'ın velayeti, anne şefkatine muhtaç olduğu gerekçesi ile davalı anneye bırakılmıştır. Davacı babanın, davalı annenin yaşadığı ortam itibari ile velayeti almasının çocuğun yararına olmadığı ve yurda yerleştirilmesi gerektiği yönündeki beyanları, mahkemece aldırılan sosyal inceleme
raporunda ise ortak çocuğun anne yanında kaldığı hanede yaşayan erkek kardeşinin saldırgan yapıda olduğu, eve sürekli kolluk ekiplerinin geldiği, annenin çocuğu ihmal ettiği, ilgilenmediği, anne yanında kalmasının riskli olabileceği, anne ve babanın ahlaklı ve sağlıklı birey yetiştirmeye uygun olmadığı, velayet bilincinde olmadıkları ve velayetin anneye verilmesinin riskli olabileceği şeklindeki tespitler de dikkate alınarak, öncelikle annenin ve yaşadığı hanede yer alan diğer bireylerin durumu ve sosyal inceleme raporunda yer alan hususların araştırılması akabinde, psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan heyete inceleme yaptırılarak (4787 sayılı Kanun m.5), ortak çocuğun anne yanındaki barınma ve yaşama koşullarını da değerlendirir içerikte sosyal inceleme raporun alınması ve tüm deliller birlikte değerlendirilip, velayetin anneye verilmesinin çocuğun menfaatine olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 02.04.2018(Pzt.)
Full & Egal Universal Law Academy