MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından, kusur belirlemesi, kadının davasının kabulü, tazminatlar, nafakalar, velayet yönünden, davalı-davacı kadın tarafından ise, kusur belirlemesi, erkeğin davasının kabulü, yargılama gideri ve vekalet ücreti, nafakaların ve tazminatların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı-davalı erkeğin dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasında usulüne uygun şekilde dayanmadığı vakıalar hükme esas alınamaz (HMK m. 25/1). Davacı- davalı erkek tarafından, davalı- davacı kadının hakaret ettiği vakıasına dayanılmamıştır. Dayanılmayan bir vakıanın, tanık beyanlarında geçtiğinden bahisle davalı- davacı kadına kusur olarak yüklenmesine imkan bulunmamaktadır. Davacı- davalı tanıklarının diğer olaylara ilişkin sözlerinin bir kısım Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu durumda davacı-davalı erkeğin ispatlanmayan davasının reddi gerekirken, kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebeplerine göre yeniden hüküm kurulması gerekli hale gelen davalı-davacı kadının boşanma davası ve fer'ilerine yönelik diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 20.03.2018 (Salı)
Full & Egal Universal Law Academy