MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Tazminat
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Davacı, dava dilekçesinde aile konutu olduğu ileri sürülen taşınmazın tapu kaydı üzerinde davalı kooperatif lehine tesis edilen ipoteğin kaldırılması talebinde bulunmuş, 12/09/2014 tarihli ıslah dilekçesinde ise taşınmaza rızası olmadan ipotek konulması ve taşınmazın satılması nedeniyle uğradığı zararın giderilmesini talep etmiştir.
Görev kamu düzenine ilişkindir. Mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerekir. 4787 Sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesi; 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere (TMK m. 118-395) kaynaklanan bütün davaların Aile Mahkemesinde bakılacağını hükme bağlamıştır.
Şu halde Aile Mahkemesi kurulmayan yerlerde Hakimler ve Savcılar Kurulunca belirlenen Asliye Hukuk Mahkemelerinde davanın Aile Mahkemesi sıfatı ile görülüp karara bağlanması gerekir (H.G.K. 16.11.2005 tarih ve 2/673-617 sayılı kararı). Bu açıklama karşısında; davaya Aile Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken, bu husus düşünülmeden Asliye Hukuk Mahkemesi olarak yargılamaya devam edilip, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
2- Kabule göre de;
Davacı 12/09/2014 tarihli ıslah dilekçesinde taşınmaza rızası olmadan ipotek konulması ve taşınmazın satılması nedeniyle uğradığı zararın giderilmesini talep etmiştir. Mahkemece, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 31. maddesinde düzenlenen hakimin davayı aydınlatma yükümlülüğü gereğince, davacıya ıslah dilekçesinde yer alan taşınmaza rızası olmadan ipotek konulması ve taşınmazın satılması nedeniyle uğradığı zararın giderilmesine dair talebinin açıklattırılması, varsa eksik nisbi harcını tamamlaması için Harçlar Kanununun 30-32. maddeleri gereğince davacıya süre verilmesi, tamamlanması halinde işin esasına girilerek tarafların gösterdikleri deliller değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda l. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 15.03.2018 (Per.)
Full & Egal Universal Law Academy