MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava dilekçesi davalıya doğrudan mernis adresinde Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre tebliğ edilmiştir. Adres kayıt sisteminde bulunan adresin bilinen son adres olarak kabul edilebilmesi için bilenen en son adrese tebligat yapılmamış olması veya bu adresin tebligata elverişli olmaması halinde mümkündür. Bilinen adresin tebligata elverişli olmadığı anlaşılmadan veya bu adresinde tebligat yapılamadığı görülmeden doğrudan mernis adresinde tebligat yapılması, yapılan tebligatı usulsüz kılar. Bu nedenle, davalının 20.10.2015 tarihinde vermiş olduğu cevap dilekçesinin ve cevap dilekçesinde ileri sürülen yetki itirazının süresinde yapıldığının kabulü gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 137. maddesinde “Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılır. Mahkeme; ön incelemede, dava şartlarını ve ilk itirazları inceler, uyuşmazlık konularını tam olarak belirler, hazırlık işlemleri ile tarafların delillerini sunmaları ve delillerin toplanması için gereken işlemleri yapar, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalarda onları sulhe teşvik eder ve bu hususları tutanağa geçirir. Ön inceleme tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilmez ve tahkikat için duruşma günü verilemez" hükmü bulunmaktadır. Mahkemece yetki itirazı hakkında bir karar verilmemiş, davalının usulüne uygun şekilde ön inceleme duruşmasına ve tahkikat duruşmasına daveti sağlanmadığı gibi belirtilen yasa hükmü uyarınca usulünce ön inceleme ve tahkikat de yapılmamıştır. Kesin yetki kuralının söz konusu olmadığı hallerde mahkemelerin yetkisine yönelik itirazlar, ilk itirazlardan olup (6100 s. HMK m. 164/3), bu husus, mahkemece öncelikle ve esasa girilmeden ön sorunlar gibi incelenir ve karara bağlanır (6100 s. HMK. m. 117/3). Hakim, ön sorun hakkındaki kararını taraflara tefhim veya tebliğ eder. (6100 s. HMK m. 164/3)
O halde mahkemece yapılacak iş; davalının cevap dilekçesinin süresinde kabulü ile dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamaları tamamlandıktan sonra ön inceleme duruşma gününün taraflara tebliği, yetki itirazının hadise şeklinde (HMK m. 117/3) incelenip olumlu olumsuz bir karar verilip taraflara tebliği sağlandıktan sonra, tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların tespiti (HMK m. 140) taraflarca üzerinde anlaşılamayan ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar için usulüne uygun şekilde delil gösterildiği takdirde tahkikat aşamasına geçilerek gösterilen deliller toplanıp, birlikte değerlendirerek bir sonuca ulaşmaktan ibarettir. Davalıya usulüne uygun şekilde tebligat yapılarak dilekçeler aşaması tamamlanmadan ve taraf teşkili sağlanmadan, davalının yokluğunda yargılamaya devam ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuki dinlenilme hakkına da, (HMK m. 27) aykırı olup, bu sebeplerle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 03.04.2018 (Salı)