MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm taraflarca temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 27.03.2018 günü duruşmalı temyiz eden davacı ... vekilleri Av. ...ile Av. ... geldiler. Karşı taraftan temyiz eden davalı ... ve vekile gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece davacı erkek tarafından açılan boşanma davasının kabulüyle, 24.03.2016 tarihli kısa karar da kadın yararına 250 TL tedbir ve 250 TL yoksulluk, ortak çocuk yararına ise 400 TL tedbir ve 400 TL iştirak nafakasına hükmolunmuş, gerekçeli kararın hüküm kısmında ise kısa karardan farklı olarak davalı kadın yararına 350 TL tedbir ve 350 TL yoksulluk, ortak çocuk yararına ise 250 TL tedbir ve 250 TL iştirak nafakalarına karar verilmiş, aynı zamanda hükmün boşanmaya ilişkin kısmında tarafların eşit kusurlu olduğu belirtilmiş ise de, bu durumun aksine yoksulluk nafakası yönünden yazılan gerekçe kısmında ise davalı kadının, davacı erkeğe nazaran az kusurlu olduğu da kabul edilmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere, mahkemece, ortak çocuk ve davalı kadın yararına hükmolunan nafakalar yönünden kısa karar ile hüküm arasında çelişki yaratıldığı gibi hüküm kısmı da nafakalar yönünden kendi içinde çelişkili olup, hükmün gerekçesinde de taraflara yüklenen kusurların derecesi bakımından da başka bir çelişki ortaya çıkarılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 294/3. maddesi uyarınca, hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz (6100 s. HMK m.298/2). Mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması Anayasa hükmüdür (T.C. Anayasa m. 141/3). Mahkemenin, tarafların açıklamalarım dikkate alarak değerlendirmesi ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesi hukuki dinlenilme hakkının da (HMK m.27) gereğidir. Yargı organları her iki tarafın iddia ve savunmaları ile delillerini değerlendirip, sabit görülen maddi vakıaları ve bunlardan çıkardıkları sonuç ve hukuki sebepleri gerekçelerine yansıtmalıdırlar.
Tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm kısmı ayrıca hüküm kısmının kendi içinde çelişkili olması ve gerekçede kusur durumu bakımından yaratılan çelişki diğer yönler incelenmeden ayrı ayrı tek başına bozma sebebi olur. O halde mahkemece yapılacak iş, 10.04.1992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı gözetilerek yeniden karar oluşturmaktan ibarettir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre, tarafların diğer yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 1.630 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak duruşmaya gelen davacıya verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 27.03.2018(Salı)
Full & Egal Universal Law Academy