MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ayrılık
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, 23.05.2012 tarihinde açılmış, davalı yargılama sırasında ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 23.11.2012 tarihli 2012/636 esas, 2012/1293 karar sayılı kararı ile Türk Medeni Kanununun 405. maddesi gereğince kısıtlanmış, kendisine ... vasi olarak atanmıştır. Kısıtlama kararı kaldırılmamıştır. Vesayet dairelerinin yetkilerine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla vasi, vesayet altındaki kişiyi bütün hukukî işlemlerinde temsil eder (TMK m. 448). Davalının ehliyetini kaybetmesi vekilin vekalet görevini kendiliğinden sona erdirir (TBK m. 513). Bu bakımdan, daha önce davalının bizzat kendisi tarafından tayin edilen vekilin vekalet görevi kısıtlama kararı ile sona ermiştir. Bundan sonra davalıyı temsilen yasal temsilcisi (vasisi) tarafından aynı avukata verilmiş bir vekaletname bulunmamaktadır. Karar, davalının temsil yetkisi kalmamış olan avukatı tarafından temyiz edilmiştir. Dairemizin 20.04.2016 tarih ve 2016/5360 esas, 2016/8033 karar sayılı iade kararı sonrası, davalıyı temsilen yasal temsilcisi (vasisi) tarafından, kararı temyiz eden Av....'e verilmiş bir vekaletname dosyaya sunulmadığı gibi, kararın ve temyiz dilekçesinin kendisine tebliğinden sonra vasi tarafından yapılmış bir temyiz de bulunmamaktadır. O halde, temyiz incelemesini gerektiren bir durum bulunmadığından dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Dosyanın yukarıda açıklanan sebeplerle mahalli mahkemesine İADESİNE oybirliğiyle karar verildi.29.11.2016 (Salı)
Full & Egal Universal Law Academy