MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı kadının bağımsız tedbir nafakası davası ile yararına hükmolunan tedbir nafakasının boşanma kararının kesinleştiği tarihe kadar devam edeceğinin tabi bulunmasına göre aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Dava, Türk Medeni Kanununun 166/son maddesine yöneliktir. Fiili ayrılığa esas ilk boşanma davası; taraflardan davacı erkek tarafından, Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin sarsılması nedenine dayalı olarak açılmış ve dava, taraflar arasındaki geçimsizliğin ispatlanamadığından bahisle reddedilmiştir. Gerek ilk davada gerekse davalı kadın tarafından açılan tedbir nafakası talebine yönelik ... 1. Asliye (Aile) Hukuk Mahkemesinin 2013/453 esas ve 2014/190 karar sayılı dosyası ile temyize konu bu davada toplanan delillerle davacı erkeğin evi terk ederek gittiği ve birlik görevlerini yerine getirmediği anlaşılmaktadır. İlk davanın açılmasından sonra tarafların biraraya geldikleri iddia edilmediği gibi, fiili ayrılık döneminde kadından kaynaklanan ve ona kusur olarak yüklenebilecek yeni bir maddi olayın varlığı da kanıtlanamamıştır. Öyleyse davalı kadına bir kusur yüklenemez. Bu durumda; evlilik birliğinin sarsılmasını gerektiren olaylarda, ilk davayı da açarak boşanma sebebi yaratan davacı erkek tamamen kusurludur. Durum böyleyken; mahkeme gerekçesinde davalı kadın tarafından “Süresinde tanık bildirilmediğinden kusurun belirlenemediği” tespiti hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Davalı kadın tahkikat aşamasında maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174/1-2) talep etmiştir. Kadının bu talepleri hakkında yasal süresinde usule uygun şekilde talep edilmediğinden “karar verilmesine yer olmadığına dair karar” verilmesi gerekirken “Yasal şartları oluşmadığı gerekçesiyle tazminat taleplerinin reddine” karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
4-Davalı kadının yoksulluk nafakası talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2., 3. ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan bölümlerinin ise 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.03.11.2016(Prş.)
Full & Egal Universal Law Academy