MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma-Tazminat
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı kadın tarafından, erkeğin davasının kabulü, kendi davasının reddi, erkek yararına hükmolunan manevi tazminat yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı kadının aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı-davacı kadının birleşen davası ile talep ettiği maddi tazminat talebi, mahkemeninde kabulünde olduğu üzere, Türk Medeni Kanunu'nun 174/1. maddesine dayanmayıp evlilik birliği devam ederken davacı-davalı erkeğe verdiğini iddia ettiği birikimleri, kendisine kalan miras payı ve eski eşinden boşanma nedeniyle aldığı paranın toplamı olan 30.000 TL'nin tahsiline ilişkindir. Bu durumda, kadının bu talebe yönelik davası, Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine dair 4787 sayılı Kanunun 4. maddesinde yer alan aile hukukundan kaynaklanan dava ve işlerden değildir. Genel mahkemeler görevlidir. Görev, kamu düzenine ilişkin olup, hakim tarafından yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Bu bakımdan görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmesi doğru bulunmamıştır.
3-Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe, ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia ve savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra ise diğer tarafın açık muvafakati ve ıslah dışında iddia ve savunma genişletilemez yahut değiştirilemez (HMK m.141/1). Davacı-davalı erkek dava dilekçesinde manevi tazminat yönünden bir beyanda bulunmamış, kanuni süresi geçtikten sonra sunduğu 04.11.2014 havale tarihli cevaba cevap dilekçesinden de daha sonra, 10.11.2014 havale tarihli dilekçesiyle manevi tazminat talebinde bulunmuş, davalı-davacı tarafın ise bu talebe yönelik açıkça muvafakati olmamıştır. İşbu talep iddianın ve savunmanın genişletilmesi niteliğindedir. Davacı-davalı erkek tarafından bu konuda usulünce yapılmış bir ıslah işlemi de bulunmamaktadır. O halde, mahkemece davacı-davalının manevi tazminat (TMK m.174/2) talebi hakkında "karar verilmesine yer olmadığına" karar verilecek yerde yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olmuş ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 24.04.2018
Full & Egal Universal Law Academy