MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, kusur belirlemesi, reddedilen yoksulluk nafakası ve reddedilen maddi-manevi tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece davacı kadın tamamen kusurlu kabul edilerek kadının boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacı kadının mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışları yanında davalı erkeğin de eşine sürekli hakaret ettiği, şans oyunları oynamak suretiyle birlik görevlerini ihmal ettiği anlaşılmaktadır. Bu hale göre, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı erkeğin ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davacı kadının tamamen kusurlu olarak kabul edilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
2-Boşanmaya sebep olan olaylarda yukarıda 1. bentte açıklandığı üzere davalı erkek daha ağır kusurlu olup, bu kusurlu davranışlar aynı zamanda kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir. Davacı kadın yararına Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi koşulları oluşmuştur. O halde kadın yararına uygun miktarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, kadının manevi tazminat talebinin hatalı kusur belirlemesi sonucunda reddi doğru görülmemiştir.
3-Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez (HMK m.26/1). Davacı kadının Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi kapsamında maddi tazminat talebi bulunmadığı halde kesin hüküm oluşturacak şekilde maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
4-Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz (TMK m. 175). Yukarıda açıklandığı üzere toplanan delillerle, boşanmaya sebep olan olaylarda davacının daha ağır kusurlu olmadığı ve onu yoksulluğa düşmekten kurtaracak yeterlilikte gelirinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. O halde, davacı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken isteğin reddi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1., 2., 3. ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 25.04.2018