MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Nafaka
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından, kadının birleşen boşanma ve birleşen tedbir nafakası davalarının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen kendi tazminat talepleri ile kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı erkeğin, kadının tedbir nafakası davasına yönelik temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı-davalı erkeğin kadının kabul edilen boşanma davası ile fer'ilerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Hükmün kapsamı" başlıklı 297/1-c maddesinde; "Tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri'nin gösterileceği düzenlemesine yer verilmiştir.
Bir mahkeme kararının gerekçesi; o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyar. Kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterir. Tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp, değerlendirebilmeleri ve Yargıtay'ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeler özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta bir gerekçe bölümünün bulunması zorunludur. Mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerektiğini öngören Anayasa'nın 141/3. maddesi ve ona koşut bir düzenleme içeren Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27/c ve 297. maddeleri işte bu amacı gerçekleştirmeye yöneliktir.
Somut olayda mahkemece "her iki tarafın da karşılıklı kusurlu hareketleri ile evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden oldukları" belirtilmiş, diğer taraftan kadının yoksulluk nafakası talebinin kabulüne ilişkin gerekçe bölümünde ise "boşanmaya sebep olan olaylarda davacı erkeğin tam kusurlu olduğu" belirtilmiştir. Bu bakımdan gerekçe kendi içinde çelişkili olup denetime elverişli değildir. Gerekçe bölümünde yaratılan bu çelişki tek başına bozma sebebi oluşturduğundan, hükmün manhasıran bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre yeniden hükmün kurulması gerekli hale gelen kadının boşanma davası ve fer'ilerine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 15.05.2018 (Salı)
Full & Egal Universal Law Academy