MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma - Nafaka
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından kusur belirlemesi, iştirak, yoksulluk nafakası ve maddi tazminatın miktarları ile manevi tazminatın reddi yönünden, davalı-davacı erkek tarafından ise karşı davanın reddi, birleşen nafaka davası, kusur belirlemesi, nafakalar, tazminatlar, yargılama giderleri ile vekalet ücreti yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 28.05.2018 günü duruşmalı temyiz eden davacı-davalı ... ile vekili Av. ... ve karşı taraf temyiz eden davalı-davacı ... ile vekili Av. ... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle ortak çocuk ...'in karar tarihinden sonra reşit olduğunun, birleşen nafaka davasının da kabul edildiğinin ve erkeğin mahkemece belirlenen ve gerçekleşen kusurlu davranışları yanında ayrıca güven sarsıcı davranışlarda bulunduğunun, eşine hakaret ettiğinin, eve geç geldiğinin, boşanmaya sebep olan olaylarda kadına nazaran daha kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre tarafların aşağıdaki bentler dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesi uyarınca boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede sarsıldığının sabit olması gerekir. Davalı-davacı erkeğin gerçekleşen ve mahkemece kabul edilen kusurlu davranışları yanında, kadının da birlik görevlerini yerine getirmediği anlaşılmaktadır. O halde, erkeğin karşı davasının da kabulü gerekirken, reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı ise de kadının boşanma davasındaki boşanma hükmü temyizin kapsamı dışında bırakılmak suretiyle kesinleştiğinden, erkeğin boşanma talebinin konusuz hale geldiği görülmektedir. Davalı-karşı davacı erkeğin davasının konusuz kaldığı gözetilerek karar verilmesine yer olmadığına karar vermek ve davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden (HMK m.331) hüküm tesis edilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davacı-davalı kadın yararına hükmolunan maddi tazminat çoktur. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50 ve 51. maddesi hükmü nazara alınarak, daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK m. 174/1) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
4-Yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacı-davalı kadın adına kayıtlı birden fazla taşınmaz ve bir adet araç olduğu, kadının yoksulluğa düşmediği anlaşılmaktadır. Bu sebeple kadının yoksulluk nafakası talebinin reddi gerekirken kabulü doğru olmamıştır.
5-Davalı-davacı erkeğin maddi ve manevi tazminat talepleri hakkında olumlu olumsuz bir hüküm kurulmaması bozmayı gerektirmiştir.
6-Yukarıda 1.bentte gösterilen nedenlerle, boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda davalı-davacı erkek ağır kusurlu olup, gerçekleşen kusurlu davranışlar kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir. Kadın boşanma sonucunda en azından eşinin maddi desteğinden yoksun kalmıştır. Kadın yararına TMK. madde 174/2 koşulları oluşmuştur. O halde tarafların ekonomik ve sosyal durumları, gerçekleşen kusurun ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi gözetilerek davacı-davalı kadın yararına manevi tazminat takdir edilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2., 3., 4., 5. ve 6. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, duruşma için takdir olunan 1630 TL. vekalet ücretinin ... alınıp ... ve 1630 TL. vekalet ücretinin de ... alınıp ... verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 28.05.2018 (Pzt.)
Full & Egal Universal Law Academy