MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından; kusur belirlemesi, reddedilen maddi ve manevi tazminat talebi, yararına hükmolunan nafakaların miktarı yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 25/06/2018 günü temyiz eden davacı ... ve vekili ile vasisi ... gelmedi. Karşı taraf davacı ... geldi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacının aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece, davalı erkeğin borçlandığı, ortak evin ihtiyaçlarını karşılamadığı, eşinin ailesi ile ilgilenmesine tepki gösterdiği, beyin tümörü sebebiyle ameliyat olan eşinin hastalığı ile ilgilenmediği, onunla ilişkisini kestiği, eşini ameliyet olduktan sonra arayıp sormadığı, maddi ihtiyaçları ile ilgilenmediği ve başka bir kadınla samimi şekilde görüşerek sadakate aykırı davrandığı, davacı kadının ise sert ve asabi davrandığı, eşinin önceki evliliğinden olan kızına ev işi yaptırdığı, ona ilgi göstermediği, ailesinin evlilik birliğine müdahalede bulundukları, kadının ilk evliliğinden olan oğlunun olumsuz davranışlarının bulunduğu, kadının birlik görevlerini yerine getirmediği ve ev eşyalarını alarak evi terkettiği gerekçesiyle boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları kabul edilmiş ise de; mahkemece kabul edilen ve davalı erkek tarafından temyiz edilmeyerek kesinleşen erkeğin kusurlu davranışlarına göre, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı erkek davacı
kadına nazaran ağır kusurlu olduğu gibi, toplanan delillerden de; davalı erkeğin temyiz edilmeyerek kesinleşen kusurlu davranışlarına karşılık, davalı kadının bir kısım birlik görevlerini yerine getirmediği ve aile bireylerinin evlilik birliğine müdahalelerine sessiz kaldığı anlaşılmaktadır. Davacı kadına mahkemece yüklenen diğer kusurlara ilişkin bir kısım davranışların davacı kadının hastalığı sebebiyle gösterilen davranışlar olduğu davalı erkek tanıklarınca beyan edildiği gibi bir kısım olaylara ilişkin tanık beyanları ise yer ve zaman belirtmeyen soyut izahlardan ibarettir. Bu sebeple davacı kadına kusur olarak yüklenmesi doğru değildir. O halde boşanmaya sebep olan olaylarda davalı erkeğin davacı kadına nazaran ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece, delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde kusur belirlemesi yapılması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3-Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini 174/2. maddesi, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere; evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı kadının ağır yada eşit kusurlu olmadığı, bu olayların onun kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK m.4, TBK m.50 ve 51) dikkate alınarak kadın yararına uygun miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 25.06.2018(Pzt.)