MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakalar, manevi tazminat talebinin reddi, maddi tazminat talebi hakkında hüküm kurulmaması ile 7.6.2016 tarihli ek karar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece davacı erkeğin ağır kusurlu olduğu kabul edilerek tarafların boşanmalarına hükmedilmiş ise de yapılan yargılama ve toplanan delillerden; tarafların mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışları yanında davalı kadının bir başka erkekle günün farklı saatlerinde sık sık ve uzun süreli telefon görüşmesi yapmak suretiyle güven sarsıcı davranış içine girdiği anlaşılmaktadır. Erkeğin eşi ile barışma girişimi de af olarak değerlendirilemez. Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya sebep olan olaylarda davalı kadın ağır kusurludur. Bu husus gözetilmeden davacı erkeğin ağır kusurlu olduğunun kabulü doğru olmamıştır.
3- Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere davalı kadın davacı erkeğe nazaran ağır kusurludur. Ağır kusurlu eş yararına maddi ve manevi tazminat hükmedilemez. Türk Medeni Kanununun 174/1-2. maddesi koşulları davalı kadın yararına oluşmamıştır. O halde davalı kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulü doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
4- Boşanmaya sebep olan olaylarda davalı kadın ağır kusurlu olup erkek en azından eşinin maddi desteğinden yoksun kalmıştır. Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi koşulları erkek yararına oluşmuştur. O halde mahkemece davacı erkek yararına uygun miktarda maddi tazminata (TMK m. 174/1) hükmolunması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
5- Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez (HMK m. 26/1). Davacı erkeğin, dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasında manevi tazminat (TMK m 174/2) talebi bulunmadığı halde, aleyhine kesin hüküm oluşturacak şekilde ret hükmü kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
6- Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. (TMK m. 175)O halde boşanmaya sebep olan olaylarda ağır kusurlu olan davalı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2., 3., 4., 5. ve 6.bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 02.05.2018 (Çrş.)
Full & Egal Universal Law Academy