MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar, kadın lehine hükmedilen tedbir ve yoksulluk nafakaları yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davacı-davalı erkek tam kusurlu kabul edilerek erkeğin davasının reddine, kadının birleşen davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. Toplanan delillerden; erkeğin asıl boşanma davasını açtığı 03.02.2015 tarihinden sonra 26.02.2015 tarihinde tarafların biraraya geldikleri, bunun sonucu olarak davalı-davacı kadının hamile kaldığı ve yargılama devam ederken müşterek çocuğun 13.11.2015 tarihinde dünyaya geldiği anlaşılmaktadır. Bu durumda tarafların biraraya geldikleri tarihten önceki olayları affetmiş, en azından hoşgörü ile karşılamış oldukları, dava tarihinden sonra gerçekleşen olayların ise ancak ayrı bir dava konusu olabileceği, 26.02.2015 tarihi ile kadının birleşen davasının açıldığı tarih olan 29.06.2015 tarihi arası dönem yönünden ise davacı-davalı erkeğin boşanmaya sebebiyet verecek kusurlu bir davranışının dosya kapsamından ispatlanamadığı gibi, erkeğe kusur olarak yüklenen kadının hamileliği nedeniyle kadına duyduğu güvensizliği dile getirme vakıasına ise kadın tarafından usulünce dayanılmadığından erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği hususları gözetilerek, birleşen davanın da reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru değil ise de; boşanma kararı temyiz edilmeyerek kesinleştiğinden bu husus bozma sebebi yapılmamış, yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.
2- Temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a)Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı-davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b)Dava tarihinden sonra davacı-davalı erkek, davalı-davacı kadın ile biraraya gelmiş olup, taraflar birbirlerini, önceye dayalı kusurlu davranışları yönünden affetmiş ya da en azından hoşgörü ile karşılamıştır. Tarafların biraraya geldikleri tarih ile birleşen dava tarihleri arası dönem yönünden ise davacı-davalı erkeğin boşanmaya sebebiyet verecek kusurlu bir davranışı ispatlanamamıştır. Affedilen ve hoşgörü ile karşılanan olaylar ile dayanılmayan ve ispatlanamayan olaylar yönünden davalı-davacı kadın yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilemeyeceği gibi dava tarihinden sonra gerçekleşen olaylar nedeniyle de bu davada tazminata hükmedilemez. Bu yön gözetilmeden davalı-davacı kadın yararına maddi ve manevi tazminata (TMK m. 174/1-2) karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2/b bendinde gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 2/a bendinde gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğindenitibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 28.05.2018 (Pzt.)
Full & Egal Universal Law Academy