MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
11.01.2011 tarihinde 6099 sayılı Kanunun 3. maddesiyle 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesine eklenen 2. fıkraya göre; "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." Tebligat Kanunu’nun uygulanmasına dair yönetmeliğin bilinen adreste tebligat başlıklı 16/2. maddesinde "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır" denilmiştir. Yukarıda açıklanan kanun ve yönetmelik hükümlerine göre öncelikle bildirilen adrese tebligat çıkarılacak, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde ise tebligat bu kez muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre çıkarılacaktır.
Dosya kapsamına göre; gerekçeli kararın davacı-davalı kadına tebliği için düzenlenen mazbata, "mernis adresi" ibaresi olmaksızın Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre belirtilen adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan bahisle muhtara tebliğ edilmiş ise de, dosya içerisinde bu tebligattan önce davacı-davalı kadının tebligata elverişli bilinen son adresinden bila ikmalen iade edilen bir tebligatın bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda gerekçeli kararın davacı-davalı kadına tebliği usulsüzdür. O halde gerekçeli kararın davacı-davalı kadına, tebliğ zarfı üzerinde mernis adresi olduğu belirtilmeksizin tebliğ için gönderilmesi, tebligatın yapılamaması halinde, Tebligat Kanununun 10/2. maddesi uyarınca sistemdeki adresin bilinen son adres olduğu kabul edilerek buna göre tebligatın çıkarılması, bu şekilde gerekçeli kararın usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi gerekmektedir. Davacı-davalı tarafa gerekçeli kararın usulüne uygun olarak tebliği sağlanıp, yasal temyiz süresi beklendikten sonra gönderilmek üzere dosyanın mahalli mahkemesine İADESİNE oybirliğiyle karar verildi. 24.05.2018 (Per.)
Full & Egal Universal Law Academy